26 Aralık 2014 Cuma

2014'te Okuduklarım

Acısıyla, tatlısıyla 2014'ü de geride bırakıyoruz. Sizi bilmem ama son üç sene su gibi akıp geçiyor benim için. Sanki geçen sene üniversiteye hazılanıyordum. Halbuki üçüncü sınıf oldum. Üniversite yılları çabuk geçer demişlerdi de inanmamıştım.

Okuma durumuma gelecek olursak 50 kitaplık hedefime ulaşamadım malesef. Bazı zamanlar çok çabuk kitap bitirirken, bazı zamanlar ayda bir kitaba kadar düştüm. Evet, ayda bir kitap. Ailevi meseler de eklenince bayağı bir hayal kırıklığı yaşadım bu yıl. Şu son ayda neyse ki kendimi biraz toparlarlayabildim ve seneyi 36 kitapla kapadım.

Fotoğrafta gözüken koca Yüzüklerin Efendisi ve Otoptopçunun Galaksi Rehberi'ni bitirmedim. YE'nin üç kitabından ilkini OGR'nin beş kitabından ise ikisini okudum. (Yüzüklerin Efendisi cildinin bir acayip durmasının sebebi okurken zarar görmeye başlaması ve çare olarak onu streç filme sarmış olmam.)

Okuduklarımı sırasıyla listeleyecek ve 10 üzerinden puanlayacak olursam,
Bu yıl okuduğuklarım arasında beğenmediklerim az, beğendiklerim ve vasat bulduklarım çok olmuş.  Çoğunlukla İthaki Yayınları okumuş, yavaş yavaş bilim kurguya başlamış ve bir sürü yeni yazar tanımışım. 


Kitap Alışverişi #5

Uzun zamandır alışveriş yazısı yazamadım çünkü uzun zamandır toplu kitap siparişi vermemiştim. Aldıklarım üç kitabı geçmiyordu. Bu yazım da aslında tek alışveriş değil. Şu anda hala süregelen idefix 12. Sanal Kitap Fuarı'ndan yapmış olduğum iki alışveriş. Birinci alışverişi yapalı biraz zaman geçti. Hatta aldığım kitaplardan biri olan Labirent: Ölümcül Kaçış'ı okumuş, yorumumu da yapmıştım. İkincisinin de kargosu elime geçince artık yazayım dedim.

Labirent serisi Tüm seri kutulu olarak aldım. Açıkçası kutusu biraz daha kaliteli olur diye düşünmüştüm. Sanki minik koliye baskı yapmışlar gibi.

The 100 Sanırım The 100'ü sadece bloglarda gördüm. Dizisini de sık sık dizi sitelerinde görüyordum. Young-Adult bilm kurgu. Konusu gayet hoş.

Marslı Marslı'yı duymayan kalmamıştır herhalde. Duymayanlar için söyleyeyim Goodreads'te 2014'ün en iyi bilim kurgu kitabı seçildi. O sıralarda İthaki basımıyla uğraşıyordu herhalde ki seçilir seçilmez reklamlarına başladılar. Sık sık da reklam yaptılar. İlk alışverişimde daha çıkmamıştı o yüzden ikincisinde alabildim anca. Aralarında en merak ettiğim kitap.

Bülbülü Öldürmek Klasik. Altın Kitap'taydı önceleri fakat Sel devraldı. Kapak şahane.

Çavdar Tarlasında Çocuklar Yeni yeni kitap okumayı sevmeye başladığımda abim vermişti okumam için. Lise 1'deydim. Okuduktan sonra anlamamıştım. Sonunu çok havada bulmuş, sıkılmıştım. Dedim belki yeniden okursam bu sefer farklı olur. İlk defa bir kitabı baştan sona tekrar okuyacağım.

Erken Kaybedenler Alper Canıgüz'ü ve Murat Menteş'i yazdıklarımı okuyanlar bilir, çok severim. E artık Emrah Serbes okumamın da zamanı gelmişti.

İletişim Resimli Edebiyat Takvimi Abim sepete atmış. Kendine alıyor sanmıştım, meğerse bana alıyormuş. Çok hoş duruyor. Her günün ön sayfasında o gün olan önemli olayları anlatırken arka sayfasında ise çizimler, hikayeler ve kitaplardan parçalar var. Tam edebiyat severlere göre, arşivlik.

16 Aralık 2014 Salı

Labirent: Ölümcül Kaçış (Labirent #1) - James Dashner

Pegasus Yayınları
408 sayfa

Kahramanımız Thomas kendini tanımadığı bir yerde, bir asansörde bulur. Hayatıyla ilgili hatırlayabildiği tek şey ismidir. Asansörden çıktığında kendini Kayran'da bulur. Sadece Thomas değil tüm Kayranlılar da oraya neden ve nasıl geldiklerini bilmemektedir. 

Kimse orada olmaktan memnun olmasa da Kayran'da bir düzen vardır. Çevrelerini saran dört duvar ve o duvardan her sabah açılan ve her akşam kapanan kapılar vardır ki o kapılar kitabımızın ana konusu olan labirentin girişleridir. Labirenti çözmek imkansız gibi gözükmektedir fakat Thomas'ın gelmesiyle her şey değişmeye başlayacaktır.

Kitaba başlar başlamaz kocaman bir serüvenin içine giriyorsunuz. Heyecan durmak bilmiyor. Her bölümü "Yok artıık!" diye bitirmeniz olası. Kitap baştan aşağı hareket, baştan aşağı macera içerdiğinden son 100 sayfası alıp uçuruyor sizi. Şahsen ben hiç ara vermeden, nefes dahi almadan bitirdim son 100 sayfayı. Zaten öyle de bir sonu var ki hemen ikinci kitabı merak etmemek elde değil. Bu kitabı çıkar çıkmaz okuyanlara şapka çıkarmak istiyorum çünkü serinin devamını beklemek o kadar kolay değilmiş. Şanslıyım ki bütün kitaplar çıktı ve hepsi de elimde. Yani ben kitabı beklemeyeceğim, o beni bekleyecek.

Açıkçası satın alırken beklentilerim çok da yüksek değildi. Hastası olan da vardı, beğenmeyen de. Büyük ihtimal ben de çok beğenmem diyordum ama merak da ediyordum. Biraz da risk alıp tüm seriyi bir anda aldım ve hiç de pişman olmadım. Hatta iyi ki hepsini birden almışım.

Fantastik, distopya severlerin hoşuna gidebileceği bir kitap olmuş Ölümcül Kaçış. Öyle karakterlerde bir derinlik olmasını ya da kitabın size bir şey katmasını beklemeyin. Ölümcül Kaçış size iyi vakit geçirmeyi vadediyor.

Aynı isimli bir de filmi çıktı ki inanılmaz merak içindeyim. Birkaç gün içinde izlerim diye düşünüyorum. Film için tek dileğim nooolur ama noooolur kitaba sadık kalsınlar, çok değiştirmesinler. 

30 Kasım 2014 Pazar

Yaşlı Adamın Savaşı (Yaşlı Adamın Savaşı #1) - John Scalzi

İthaki Yayınları
302 sayfa

"Yetmiş beşinci doğum günümde iki şey yaptım. Önce karımın mezarını ziyaret ettim. Sonra da askere yazıldım." diye muhteşem bir şekilde başlıyor Yaşlı Adamın Savaşı.

Kahramanımız John Perry yetmiş beşine bastığı gün Koloni Savunma Güçleri'ne katılıyor. Zaten KSG'ne katılabilmeniz için yetmiş beş yaşınızı doldurmanız gerekmekte. KSG'nin amacı uzayda yaşamaya uygun gezegenleri kolonilerine katarak insanların oraya yerleşmesini sağlamak. Tabi bu gezegenler başı boş bir biçimde durmuyorlar. Bu gezegenler için savaşmaları gereken uzaylılar var. Kim yetmiş beş yaşında orduya katılır diye düşününce yanıt basit: KSG'nin bizim yaşlıları tedavi ederek gençleştireceklerini söylemeleri -ki bunun da sıra dışı bir yöntemi var. 

Uzaylılar fikrini hep sevmişimdir. Bence koca evrende bir tek insanların yaşaması çok düşük bir ihtimal. O yüzden konu bana oldukça ilgi çekici geldi. Yeni yerlerin keşfedilmesi ve oralar için uzaylılarla savaşılması... Scalzi uzaylılarının hepsinin ayrı ayrı karakteristik ve fiziksel özelliklerini çok güzel anlatmış. Kitap boyunca birçok uzaylıyla tanışıyorsunuz ve yazarımız sayesinde gözünüzde rahatlıkla canlandırabiliyorsunuz.

Kitabımız Perry'nin ağzından anlatılıyor. Perry çok espritüel, kitabı okurken sık sık güldürüyor. Bu da bilim kurgu kitaplarının okuma zorluğunu alıp götürüyor. Verilen fizik bilgileri tam kararında. Hem ne demek istediklerini rahatlıkla anlıyorsunuz hem de bunu kitabı bölmeden kurguya, kitabın akışına uygun bir şekilde verildiği için anlam karmaşası yaşamıyorsunuz.

Kitabın ilk yüz sayfası tam olarak konuya girilemediğinden biraz sıkabiliyor. Fakat bir ilerlediniz mi elinden bırabilene aşk olsun. Military/askeri tarzda hiç kitap okumamıştım ve o alanla ilgili pek bir bilgim yoktu. Bu kitap da bilim kurgunun yanında askeri bir kitap. Ama hiçbir bilgim olmamasına karşın hiç zorluk çekmeden okudum. Biraz bir şeyler de kaptım açıkçası. 

Perry karakterini inanılmaz benimsedim. İçimizden biri desek yeridir. Aslında bütün karakteler için aynı şeyleri söyleyebiliriz. Öyle gerçek dışı karakterler (Evet, biliyorum bilim kurgu kitabından bahsediyoruz ama başka bir gerçek dışı kastettiğim) yok. Hepsi günlük hayatta karşılaşacağımız tipler.

Bir dörtlemenin ilk kitabı YAŞ. Kısa zamanda ikinci kitap Hayalet Tugay'ı almayı düşünüyorum. Sonuç olarak çok büyük zevk alarak iki gün içinde yuttum bu kitabı. Bilim kurguya karşı ön yargılı olanlar ama okumak isteyenler bununla beraber başlayabilir. YAŞ serisi Hayalet Tugay adıyla televizyona uyarlanacakmış. Scalzi bu adı Hayalet Tugay kulağa daha cool geldiği için seçmiş. 

28 Kasım 2014 Cuma

Golem ve Cin - Helene Wecker

Doğan Kitap
638 sayfa

1899 yılında New York'ta yolunu kaybetmiş iki yaratık. Otto Rotfeld'e eş olmak için yaptırılan bir golem ve bir ibriğin içinde bin yıllık tutsaklığından yeni kurtulmuş bir cin.

Kitabın başında Otto Rotfeld'in başından geçenlere tanık oluyoruz. Yalnızlıktan gına gelmiş Otto çok tehlikeli bir büyücü olan Yehudah Schaalman'ın kapısını çalıp ondan Amerika'ya gitmeden hemen evvel bir golem yapmasını ister. Schaalman zor da olsa bu golemi yapar ve golemi canlandırma ve yok etme komutları olan bir kağıtla onları uğurlar. Ama tek bir tavsiyesi vardır: Gemide onu canlandırmamalı. Fakat bizim Otto onu dinler mi, biraz meraktan birazsa sabırsızlıktan golemi uyandırır. Fakat uyandırdıktan çok kısa bir süre sonra hayatını kaybeder. Bizim golem başı boş, ne yapacağını şaşırmış bir halde sahipsiz kalır.

Hikayemizin öteki tarafında da Boutros Arbeely adında bir kalaycı ustamız vardır. Elinde de tamir etmesi gereken antika bir ibrik. Bin Bir Gece Masalları tadında bir olayla o ibriğin içinden insan vücuda hapsolmuş cinimiz çıkar. 

Bence olay kurgusunu burada bırakmak ideal olacak çünkü daha fazla içine girip sürprizi bozmak istemem. Anlattıklarım da zaten ilk elli sayfasını oluşturuyor. Önümüzde daha kaaç sayfa var. Evet kitabımız bu iki yaratığın New York'a uyum sürecini anlatıyor. 


Golem ve Cin şu sıralar tam da ihtiyacım olan bir kitaptı. Beni alsın başka diyarlara götürsün isteğimi çok güzel bir biçimde yerine getirdi yani. Yazın almıştım ama elim bir türlü gitmemişti okumaya, kalın kitaplar gözümü korkutuyor şu sıralar. Kitap Ağacı kasım ayı kitabı seçilince dedim "Şeyma sen anca böyle okursun bu kitabı." Ama vizelerden ötürü anca 25 kasım'da başlayabildim ve gördüğünüz üzere çabucak da bitirdim.

Kalınlığı kesinlikle gözünüzü korkutmasın çünkü su gibi akıp gidiyor kitap. Şahsen ben iki gece üst üste gözlerim yamulmuş bir biçimde yattım şu bölümü de okuyayım, burası da bitsin öyle yatayım diye diye. Öyle sürüklüyor anlayacağınız.

Wecker oldukça emek vermiş bu kitaba, her halinden belli. Orta Doğu kültürünü, mitlerini iyi incelemiş ve oldukça güzel bir biçimde aktarmış kitaba. 19. yüzyılın New York'unda gezerken birden kendinizi çöllerin ortasında bedevilerle bulabiliyorsunuz. 

Öyle az karakterli bir kitap değil Golem ve Cin. Birçok karakteri barındırıyor içinde ve şeceresine kadar indiriyor sizi. Neden bu kadar ayrıntılı anlattı ki bu karakteri, öyle önemli biri değil diyorsunuz. Ama daha sonra birden öne çıkıyor karakter. Yani boş, işinize yaramayan şeyler anlatmıyor.

Beni üzen tek tarafı sonu oldu. İlk 500 sayfasını soluksuz okumama rağmen son 100-130 sayfası biraz zorlama geldi. Evet bir yere bağlanması bir macera bölümünün olması gerekiyordu ama ne bileyim ben öyle durgun sevmiştim kitabı. 

Ama yine de tavsiye edebileceğim bir kitap oldu benim için. Hatta dedim filmi bile çekilebilir. Çok da güzel olur.  Ama kısmet ne yapalım. 

15 Kasım 2014 Cumartesi

Geç Kalmış Yorumlar #1

Okuyalı hayli olan ama hala naçizane yorumlarımı yapmamış olduğum birkaç kitap var. Çook uzun zamandır aklımdalar ama üşenmekten mi, unutmaktan mı kim bilir bir türlü yazamadım. Pazartesi günü vizelerimin başlayacak olması ve benim hiç mi hiç çalışmak istememem hemen eksik yazıları aklıma getirdi tabii ki.

Aslında bu kitapların başını Yandaş çekiyor. Ama onu hem yazacak şeylerimin fazlaca bulunması hem de okuyanların onu daha önemsemesinden ötürü ayrı yayımlamak istiyorum. Bu kitapların hepsinin aslında yaz kitabı olduğunu söylemek ve utancımı da sizlerle paylaşmak isterim.



Sinek Isırıklarının Müellifi
Barış Bıçakçı
İletişim Yayınları
116 sayfa

Bizim Büyük Çaresizliğimiz'den sonra Barış Bıçakçı'nın üslubuna hayran kalmış ve tüm kitaplarını okuyacağıma dair kendime söz vermiştim ve aldığım ilk kitap da Sinek Isıırıklarının Müellifi olmuştu. Ama ne yazık ki bu kitap beni hayal kırıklığına uğrattı. Bıçakçı'nın üslubu yine harika, değindiği konu yine mükemmeldi. Lakin bu kitaba bir türlü ısınamadım, beni içine çekemedi. Üzüle üzüle yeter artık bitsin diye kendimi paraladım ki kitap oldukça inceydi. Belli de bendeydi hata, Bizim Büyük Çaresizliğimiz ile başlamamalıydım Bıçakçı'ya. Beklentilerimi bu kadar yüksek tutmamalıydım. Ama sözüm hala geçerli, hepsi okunacak!


Otomatik Portakal
Anthony Burgess

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
168 sayfa

Uzun zamandır kitaplığımda, çok daha uzun zamandır ise okunacaklar listemdeydi bu kült kitap. Artık kardeşimin de ısrarı üzerine tatile giderken yanıma aldığım kitaplardan biri oldu. Eminim ki bu kitabı okurken herkesin içi bir fena olmuştur. Şiddet, cinsellik ve uyuşturucu öyle bir işlenmiş ki insanın kanını donduruyor. Gelecekten korkutuyor. Kitabın asıl değinilen noktası tabii ki ilerisi, yani Alex'in tadavisi. Kitabın başlarında şok olduysanız merak etmeyin ilerisi daha da ilginçleşiyor. Kitabın birinci kişiden anlatılması, Burgess'in kullandığı dil yani o zamanın argosu da kitabı daha da çarpıcı kılıyor ve neden önemli bir kitap oluğunu ortaya koyuyor. Filmde ismine dair bir şey -yani neden Otomatik Portakal bu filmin/kitabın adı- anlatılmazken hem kitabın arka kapağında hem de kitapta bu konuya değiniliyor ve daha anlamlı kılınıyor.



Şeker Portakalı
José Mauro De Vasconcelos

Can Çocuk Yayınları
182 sayfa

İtiraf ediyorum küçükken kitap okumaktan nefret ediyordum!

İlkokul öğretmenimizin zorla okutmasından kaynaklı mı ya da okuma şevkimi artıracak kitaplar önüme konmadığından mıdır bilinmez hiç sevmezdim okumayı. Ama verselerdi elime "Bak Şeyma bu kitabı oku, çok beğeneceksin." deselerdi de okusaydım Şeker Portakalı'nı eminim ki daha fazla okurdum. O yüzdendir ki çocukluğumdan kalma eksikliklerimi bu yaşımda kapamaya çalışmaya klasik olsun olmasın bir sürü çocuk kitabı okumak istiyorum. Şuna da değinmek isterim ki şimdiki çocuklar çıkan kitaplar dolayısıyla inanılmaz şanslı. Benim elimde bile bu yaşıma rağmen inanılmaz zevk alarak okuduğum çocuk kitapları var. 

Anlatıcının çocuk olduğu kitapları hep sevmişimdir. İçindeki saflıkları, çocuksuluğu yansıtırlar çünkü bizlere, kaybetmek istemediğimiz yanlarımızı hatırlatırlar. Zeze de başını çekiyor bence bu çocukların. Haylaz mı haylaz Zeze'miz göründüğünden çok duygusal. Evde bir ablasından başka kimse anlamıyor onu. Ama biz anladık be seni çocuk, içini gördük senin. Sonunda ise hönküre hönküre ağlattın bizi. Dağladın ciğerimizi. Ah Zeze ahh! İçimizi yaktın be çocuk.

9 Ekim 2014 Perşembe

Her İnsanın Okuması Gereken 100 Kitap


The Telegraph herkesin okuması gereken 100 kitap listesi yapmış. Çok da iyi yapmış. Bana da bu listeyi buraya geçirmek düşer.  Okunacak çook kitap var, çok.

Kronolojik olarak:

  • Genji'nin Hikayesi - Lady Murasaki
  • Don Quixote - Miguel de Cervantes
  • Robinson Crusoe - Daniel Defoe
  • Gulliver'in Gezileri - Jonathan Swift
  • Clarissa - Samuel Richardson
  • Tom Jones - Henry Fielding
  • Tristram Shandy - Laurence Sterne
  • Genç Werther'in Acıları - Johann Wolfgang von Goethe
  • Kızıl Köşkün Rüyası - Cao Xueqin
  • Gurur ve Önyargı - Jane Austen
  • Frankenstein - Mary Shelley
  • Yevgeni Onegin - Alexander Pushkin
  • Kırmızı ve Siyah - Stendhal
  • Goriot Baba - Honoré de Balzac
  • Üç Silahşörler - Alexandre Dumas
  • Uğultulu Tepeler - Emily Bronte
  • Jane Eyre - Charlotte Bronte
  • David Copperfield - Charles Dickens
  • Cranford - Elizabeth Gaskell
  • Moby-Dick - Herman Melville
  • Warden - Anthony Trollope
  • Madame Bovary - Gustave Flaubert
  • Sefiller - Victor Hugo
  • Alice Harikalar Diyarında - Lewis Carroll
  • Suç ve Ceza - Fyodor Dostoyevsky
  • Aytaşı - Wilkie Collins
  • Middlemarch - George Elliot
  • Anna Karanina - Leo Tolstoy
  • Binbir Gece Masalları - Anonim
  • Bir Kadının Portresi - Henry James
  • Huckleberry Finn'in Maceraları - Mark Twain
  • Germinal - Emile Zola
  • Dr. Jekyll ve Mr. Hyde - Robert Louis Stevenson
  • Tess - Thomas Hardy
  • Dünyalar Savaşı - H.G. Wells
  • Karanlığın Yüreği - Joseph Conrad
  • Baskervillelerin Köpeği - Sir Arthur Conan Doyle
  • Mirth'in Evi - Edith Wharton
  • Kayıp Zamanın İzinde - Marcel Proust
  • Ev ve Dünya - Rabindranath Tagore
  • Ulysses - James Joyce
  • Hindistan'a Geçiş - E.M. Forster
  • Dava - Franz Kafka
  • Muhteşem Gatsby - F. Scott Fitzgerlad
  • Mrs. Dalloway - Virginia Woolf
  • Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - Erich Remarque
  • Cold Comfort Çiftliği - Stella Gibbons
  • Bulantı - Jean-Paul Sartre
  • Scoop - Evelyn Waugh
  • Brighton Kayası - Graham Greene
  • The Code of the Woosters - P:G: Wodehouse
  • Gazap Üzümleri - John Steinbeck
  • The Big Sleep - Raymond Chandler
  • Yabancı - Albert Camus
  • Boncuk Oyunu - Hermann Hesse
  • 1984 - George Orwell
  • Çavdar Tarlasındaki Çocuklar - J.D. Salinger
  • Müzikle Zamanın Dansı - Anthony Powell
  • Git Dağa Anlat - James Baldwin
  • Ağın Altında - Iris Murdosh
  • Yüzüklerin Efendisi - J.R.R. Tolkien
  • Lucky Jim - Kingsley Amis
  • Mamatha'yı Bekleyiş - R.K. Ranayan
  • The Voyeur - Alain Robbe-Grillet
  • Lolita - Vladimir Nabokov
  • Yolda - Jack Kerouac
  • Kahire Üçlemesi - Naguib Mahfouz
  • Leopar - Giuseppe Tomasi di Lampedusa
  • Dr. Zhivago - Boris Paternak
  • Cider with Rossie - Laurie Lee
  • Parçalanma - Chinua Achebe
  • Teneke Trampet - Günter Grass
  • Bülbülü Öldürmek - Harper Lee
  • The Rabbit Serisi - John Updike
  • Catch-22 - Joseph Heller
  • Bayan Jean Brodie'nin Baharı - Muriel Spark
  • Altın Defter - Doris Lessing
  • Engin Sargasso Denizi - Jean Rhys
  • Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel Garcia Marquez
  • Çarpışma - J.G. Ballard
  • Köstebek - John le Carré
  • Hayat Kullanma Klavuzu - Georges Perec
  • Otostopçunun Galaksi Rehberi - Douglas Adams
  • Nehrin Dönemeci - V.S. Naipaul
  • Bir Kış Gecesi Bir Yolcu - Italo Calvino 
  • Geceyarısı Çocukları - Salman Rushdie
  • Sıla Lokantasında Akşam Yemeği - Anne Tyler
  • Varolmanın İnanılmaz Hafifliği - Milan Kundera
  • Damızlık Kızın Öyküsü - Margaret Atwood
  • Sevgili - Toni Morrison
  • Oscar ve Lucinda - Peter Carinda
  • Londra'da Bir Park - Martim Amis
  • Su Dünyası - Don DeLillo
  • Benim Adım Kırmızı - Orhan Pamuk
  • Vahşi Dedektifler - Roberto Bolano
  • Utanç - J.M. Coetzee
  • Austerlitz - W.G. Sebald
  • Kefaret - Ian McEwan
  • Fransız Suiti - Irene Némirovsky

Listenin orjinaline de buradan bakabilirsiniz.


6 Ekim 2014 Pazartesi

Hayalperest - Pam Muñoz Ryan/Peter Sis

İthaki Yayınları
384 sayfa

Neftali? Tamamlanmamış bir merdiven hangi gizemli ülkeye uzanır?

Neftali, çocukluğundan beri gizemli bir sesin çağrısını işitmektedir. Mahallesinde çocuklar sataştığında, dediğim dedik babası onunla alay ettiğinde ve hatta kendinden şüphe ettiğinde bile bu çağrıyı duymazlıktan gelemez. Gür yağmur ormanında, engin ve korkutucu okyanusun kıyısında, dinmek bilmeyen Şili yağmurunda daima bir ses işitir ve takip eder...

Sahaf festivalinde rastladım bu şirin kitaba. Daha önce de görmüş beğenmiştim, uygun bir fiyata temiz bulunca aldım hemen. Aldığımın gecesinde de okumaya başladım.  Başladığım gecede de bitirdim zaten. 

Bir çırpıda okunabilen çok çok şirin bir kitaptı. Çok hoş, çarpıcı cümlelere sahipti. Çocuk veya gençlik kitabı olmasına bakmaksızın herkesin okuması gereken türden bir kitaptı bana göre Hayalperest. Ayrıca gerek sayfa tasarımları, resimleri; gerekse kapak tasarımı da çok güzeldi.

Şair Pablo Neruda'nın çocukluğunu ve gençliğini anlatan bu kitabı kesinlikle herkese öneririm.

Ah Neftali ahh! Hiç anlamadılar seni, hayalgücünü... 

24 Eylül 2014 Çarşamba

Yaz Okuma Şenliği Sonu


İkinci ay raporumu yazamamıştım. Duyuruyu zamanı geçtiğinde görmüştüm ve adeta yıkılmıştım. Buradan çok çok özür diliyorum. 


Gelelim iğrenç son durumuma. Bu yaz kendimden utandım açıkçası. Planladığım kitap sayısının oldukça altındaydım. Tatile gittiğimde okurum diyordum, o zaman da okuyamadım. Yaz tatilimi boşa geçirmiş gibi hissediyorum. Okuduklarımı da listeye uydurmaya çalıştım, o yüzden değişiklikler oldu.

Okuduklarıma gelecek olursam,

2. Kategori: Sadece tek bir kitabını okuduğunuz ve sevdiğiniz yazardan bir kitap
Sinek Isırıklarının Müellifi / Barış Bıçakçı / İletişim Yayınları / 166 sayfa

10. Kategori: Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap
Yüzük Kardeşliği / J. R. R. Tolkien / Metis Yayınları / 486 sayfa

12. Kategori: Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap
Yıldız Tozu / Neil Gaiman / İthaki Yayınları / 291 sayfa 

19. Kategori: Hala yazmaya, üretmeye devam eden bir edebiyatçıdan bir kitap
Simyacı / Paulo Coelho / Can Yayınları /187 sayfa

26. Kategori: Üç kitaplık bir seri veya aynı seriden üç kitap
Kuralsız - Yandaş / Veronica Roth / Artemis Yayınları / 504+ 528 sayfa

27. Kategori: İsminde zıt anlamlı kelimeler olan iki kitap
Uzun Dünya / Terry Pratchett-Stephen Baxter / İthaki Yayınları / 415 sayfa

28. Kategori: Goodreads'in "Ölmeden Önce Okunması Gerekn 101 Kitap" listesinde 3 kitap
Otomatik Portakal / Anthony Burgess / İş Bankası Kültür Yayınları / 172 sayfa
Sırça Fanus / Sylvia Plath / Kırmızı Kedi Yayınları / 251 sayfa

29. Kategori: Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı
Gölge ve Kemik / Leigh Bardugo / Martı Yayınları / 384 sayfa
Şeker Portakalı / Jose Mauro De Vasconcelos / Can Çocuk Yayınları / 200 sayfa

Puan Hesaplama:
11X10=110
3584 sayfa da eder 35 puan
110+35=145 puan :(

15 Eylül 2014 Pazartesi

Yıldız Tozu - Neil Gaiman

İthaki Yayınları
291 sayfa

Kadim İngiltere'nin huzurlu tarlaları ve çayırlarında, bir granit çıkıntısının üzerinde 600 yıldır duran küçük bir köy vardır. Hemen doğuda köye ismini veren upuzun bir yaş duvar yükselir. İşte burada, Suvar Köyü'ünde, genç Tristan Thorn kalbini, akıllara zarar veren güzellikteki Victoria Forester'a kaptırır. Ve işte burada, yepyeni bir Ekim arifesinde, Tristan aşkına bir söz verir - bu öyle hızlı edilmiş bir yemindir ki, onu duvardaki tek gedikten dışarı, çayırların ötesine ve hayatının en heyecanlı macerasına yollayacaktır.

Hikaye Tristan'ın doğumundan önce anlatılmaya başlıyor. Çocukluğu, ergenliği derken o meşhur yolculuğuna çıkıyor. Kitap aynı zamanda iki hikayeyi daha anlatıyor ve daha sonra üç hikaye birleşip aynı şeye ulaşmayı hedefliyorlar. 

Bu kitaba başladığımda ilk düşüncem masalsı anlatımı oldu. Sanki bir film izliyorsunuz da, oradaki kadın size ipek sesiyle bir masal anlatıyor. Ortalara doğru biraz sıktıysa da sonu o kadar güzel ve beklenmedikti ki -en azından bana göre- ister istemez mutlu etti.

Birçok ünlü oyucuyu barındıran aynı isimli bir filmi de var Yıldız Tozu'nun. Umarım kitaptaki masalsılığı yakalayabilmişlerdir.

2 Eylül 2014 Salı

Gölge ve Kemik (Grisha #1) - Leigh Bardugo

Martı Yayınları
384 sayfa

Uzun bir aradan sonra yine sizlerle beraberim. Blogu çok aksattım, farkındayım. Şu sıralar pek kitap da okumuyorum, okuduklarımı da yazmıyorum. İnanılmaz üşengecim anlayacağınız. Okumuş olduğum ve yazısını yazmak istediğim birçok kitap var aslında. Malzeme bol yani. Ama insan tembel olmaya görsün.

Gölge ve Kemik'i sık sık hem kitapçılarda hem de bloglarda görüyordum ama elim bir türlü gitmiyordu almaya. Ama okumamı artıracak yaza uygun, çerezlik kitap arayışlarımın sonucunda almaya karar verdim. 

Kitap Alina ve Marlen adlı iki yetimin hikayesini anlatıyor. Aslında öykü Alina'nın öyküsü. Ama ikisini ayrı düşünmek zor. Alina'nın içinde yıllar boyunca sakladığı aslında kendisinin de farkında olmadığı bir takım güçler var. Bu güçlerin farkına varıldığı anda ayırıyorlar Marlen ile Alina'yı birbirlerinden. Alina, Grisha eğitimi almak üzere uzaklara götürülüyor ve hikaye burada şekilleniyor.

Kitap oldukça akıcı bir şekilde ilerliyor. Farkında olmadan 100 sayfayı okumuş buluyorsunuz kendinizi. Üzerinde oldukça çalışılmış bence. Kullanılan özel isimler yadırganmıyor. Kitabın başındaki harita da oldukça yardımcı oluyor serüvenimize. Veronica Roth "Okuduğum hiçbir kitaba benzemiyor." demiş ama bence bu kitap birçok fantastik dünyayı barındırıyor içinde.

Kitapta birçok dönüm noktası vardı. Yani ileride neler olacağını tahmin edemiyorsunuz. Beklemediğiniz bir anda dönebiliyor kitap. Bence en güzel taraflarından biri buydu. Monotonlaşmadan heyecanla okutuyor kendini.

Benim canımı sıkan tek şey çevirisi oldu. Kullanılan Karanlıklar Efendisi (Darkling), Karanlıklar Diyarı (Unsea) gibi isimler beni oldukça rahatsız etti. Bu güzel kurguyu o isimler çok basitleştirmiş, banalleştirmiş. Bunun dışında kapak tasarımı ve sayfa tasarımında oldukça güzel bir iş çıkarmış Martı Yayınları. 

Tavsiye edebileceğim bir kitap oldu benim için Gölge ve Kemik. Young-adult olduğunu aklınızdan çıkarmayın ama. Baş karakterimiz kız. Yani onun aşk hayatını, nefretini de deşeceksiniz. Üçlemenin ikinci kitabı Kuşatma ve Fırtına Türkçeye çevrilmiş ama üçüncü kitap hala çevrilmekte. En kısa zamanda ikinci kitabı da alacağım.

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Yaz Okuma Şenliği 1. Ay


Okuma Şenliği Yaz'ın 1. ayının sonuna gelmişiz haberim yok. Ben kötü okumadığımı düşünüyordum. Fakat ilk ay raporlarına baktım da bayağı okumuş herkes. Listemde de çok sık değişiklik oldu. Karar veremedim bir türlü o yüzden sık sık güncelleme yaptım.


Bu da benim mütevazi okunmuşlar listem:


10. Kategori: Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap
Simyacı / Paulo Coelho / Can Yayınları / 187 sayfa

22. Kategori: İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap
Kuralsız / Veronica Roth / Artemis Yayınları / 504 sayfa

26. Kategori: Üç kitaplık bir seri veya aynı seriden üç kitap
Yüzük Kardeşliği / J. R. R. Tolkien / Metis Yayınları / 486 sayfa

27. Kategori: İsminde zıt anlamlı kelimeler olan iki kitap
Uzun Dünya / Terry Pratchett-Stephen Baxter / İthaki Yayınları / 415 sayfa

28. Kategori: Goodreads'in "Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap" listesinden üç kitap
Sırça Fanus / Sylvia Plath / Kırmızı Kedi Yayınları / 251 sayfa

Puan Hesaplama:
5x10=50
1843 sayfa da eder 18 puan

Toplamda sadece 68 puancığım varmış.

20 Temmuz 2014 Pazar

Simyacı - Paulo Coelho

Can Yayınları
187 sayfa

Simyacı her zaman okumak istediğim fakat almaya elimin gitmediği bir kitaptı. Fakat bu fikrim 25. yıl özel baskısının çıktığını görünce değişti. İnternetten kitap alırken kitapçıya gider bakarım önce nasıl içi diye. Fakat Simyacı'da yapmadım bunu, direkt sipariş verdim. O yüzdendir ki kargo gelince büyük bir şok yaşadım. Çünkü kitap tahmine ettiğimden çook daha güzel çıktı. Sert bir kutunun içinde harika bir cilt, içinde birbirinden güzel resimler... Kafayı yemeyeyim de ne yapayım, harika!

Metroda başladım ben de kitaba. Sırf yolculuk yapmak, etrafı görmek, öğrenmek için çobanlık yapan Santiago'nun "kişisel menkıbesi"ni gerçekleştirmesini anlatıyor kitap.

Santiago bir rüya görür. Bu rüyada Mısır Piramitleri'ne gitmesini, orada bir hazinenin orada kendisini beklediğini öğrenir. O da çıkar yola. Başına bir sürü belalar fakat bir o kadar güzel de şeyler gelir. Koyunlarını satmak zorunda kalır, aşık olur... Fakat evren ona menkıbesini gerçekleştirmek için hep yardım eder.

Paulo Coelho'nun ilk olarak Brida'sını okumuştum ve Brida benim için hep bir hayal kırıklığı olarak kalmıştır. "Bu mu yani?" demiştim. O yüzden biraz ön yargılı başladım okumaya. 

Demiştim metroda başladım okumaya ama devamlı aktarma yapmak durumundaydım, bir rahat okuyamadım. Ne zaman oturabileceğim, hatta ayakta dahi olsam sağlamca durabileceğim bir yer bulsam durmaksızın okudum. Başlarında adeta büyüledi. Masal tadındaydı. Santiago'nun başına gelenlere adeta zılgıt atar hale geldim.

Ama ne yazık ki sonlara doğru biraz sıkmaya başladı. Ama kitabın o kadar güzel bir anlatımı var ki konu sıktığı halde çok büyük bir zevk alıyorsunuz. O kadar da güzel bitti ki, bittiğinde kocaman bir gülümseme kaldı yüzümde.

18 Temmuz 2014 Cuma

Sırça Fanus - Sylvia Plath

Kırmızı Kedi Yayınları
251 sayfa

Parlak bir üniversite öğrencisi olan Esther Greenwood, 1950'lerde yayın dünyasında acımasız bir rekabetin sürdüğü New York'a büyük hayallerle gelir ve önemli bir moda dergisinde iş bulur. Kapıldığı beklentilerle karşısına çıkan fırsatların yoğunluğu, masumluğunu yitiren genç kızın zamanla kaldıramayacağı bir boyuta ulaşır ve Esther kendini tam bir karabasanın içinde bulur. Kimlik arayışı peşinde ürkütücü bir yola giren duyarlı ve hevesli bir genç kadının üniversite yılları, erkeklerle ilişkileri, yaşadığı çöküş, intihar girişimleri ve gördüğü psikolojik tedaviler mizahi bakış açısı unutulmadan son derece içtenlikle işlenmiş. 

Sylvia Plath'in kendi yaşamından yola çıkarak yazdığı bir kitapmış Sırça Fanus. Konusunun da yukarıda anlatıldığı gibi olduğunu düşünmüyorum. Ben bu yazıyı okurken bambaşka şeyler tasarlamıştım kafamda. En ufak bir kısmı bile uyuşmadı. 

Depresyon içerikli bir kitap. Böyle deyince olmadı pek ama öyle. Esther'in dünyası karanlık. Kitapta da sık sık tekrar ettiği gibi nevrotik bir kişiliğe sahip. Hiçbir şeye uyum sağlayamıyor. İyileşmek istediği de pek söylenemez.

Açıkçası bu kitabın övgüsünü çok duymuştum ama beni hayal kırıklığına uğrattı. Kitabın dili çok güzel, anlattığı her şeyi çok iyi hissedebiliyorsunuz. O yüzdendir ki beni sıktı. Esther kendi gibi hissettirdi adeta.

Yaz için biçilmiş kaftan olduğu söylenemez. Üst üste okuduğum fantastik kitaplardan sonra kendime getirdi beni. Gerçek dünya burada dedirtti.

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Kitap Tanıtımı: Guguk Kuşu - Robert Galbraith

Pegasus Yayınları
544 sayfa

Karla kaplı bir gecede, ışıltılı hayatıyla magazin haberlerinin gündeminden düşmeyeli güzeller güzeli Lula Landry evinin balkonundan düşüp hayatını kaybeder. Tüm deliller intiharı işaret ederken Lula!nın ağabeyi John, cinayet şüphesiyle Özel Dedektif Cormoran Strike'ın kapısını çalar.

Eski bir asker olan ve hem fiziksel hem de psikolojik olarak büyük yaralar alan Cormoran Strike bir dönüm noktasındadır. Lula'nın ölümünün ardındaki geçeği araştırmak, bir yandan sorunlarıyla boğuşurken tamamen dibe batmaması için bir umut olur. Fakat şüpheler ve ipuçları bir araya gelmeye başladığında Strike bu gizemin, içinden çıkılmaz bir labirente dönüşeceğinin farkına varır...


Daha önce hiç kitap tanıtımı yazmamıştım, yazacağımı da düşünmüyordum. Ama bu yazı tanıtımdan çok bilgilendirme bana göre. 

İdefix'te günlük gezinitimi yaparken Guguk Kuşu adlı bir kitap dikkatimi çekti. Normalde bakmazdım eminim ama birden gözüme çarptı. Guguk Kuşu Robert Galbraith tarafından yazılmış bir kitap. Robert Galbraith tarafından yazıldığına bakmayın aslında yazarı J. K. Rowling. 

Rowling Harry Potter'dan sonra yetişkinler için bir polisiye olan Boş Koltuk'u yazmıştı. Harry Potter hastası biri olarak gördüğümde çok heyecanlanmıştım. Ama okuduktan sonra bir hayal kırıklığı yaşamıştım. Gerçi şu anda diyorum fena bir kitap değildi diye ama o zaman gerçekten çok şaşırmıştım. HP'daki gibi muhteşem bir kurgu bekliyordum. 

Rowling ablamız demiş ki bir mahlasla yayınlayayım kitabımı bakalım okunacak mı? Çünkü kitap kötü de olsa kitabın üstünde nal gibi Rowling yazacağından insanların gözünde başka bir izlenim yaratıp satacaktı kitap. O da o yüzdendir ki saklamış adını. Ta ki avukatı kitabın yazarının Rowling olduğunu açıklayana kadar... Tabii sonra hemencecik dava edilmiş. Haber için buraya bakabilirsiniz.

Rowling ikinci kitap olan The Silkworm'u yazmış. Ama ilk kitabın basılması bu kadar sürmüşse çabucak Türkçe'ye çevrilmesini beklememek gerekir.

Yüzük Kardeşliği (Yüzüklerin Efendisi #1) - J. R. R. Tolkien

Metis Yayınları
486 sayfa

Eveet, artık LOTR serisine başlamış bulunmaktayım. Daha önce Hobbit'i okumuş, devamını okumayı da kafama koymuştum.

Gerek çocukluğumda, gerekse ergenliğimde LOTR filmlerini milyonlarca kez izlemiştim. Abimin kitaplığındaki eski LOTR kitaplarına da bakıp bakıp "Acaba okusam mı?" diye de iç geçirirdim. Ama ne zaman okumaya başlasam önsözden öteye gidemezdim.

Hobbit'i okuduktan sonra iyice kafama takıp attım okuma listeme. He bu arada Hobbit yazıma da buradan bakabilirsiniz. Evdeki eski basımları okumak istemiyordum. Kitaplığımda durmazsa olmaz çünkü. :) E aynısı da alınmazdı. Hal böyle olunca ben de tek cilt özel basımını aldım.

Konusunu birçoğumuz biliyoruz aslında. Amcasından kalan yüzüğün sırrının çözülmesiyle başlayan macerada Frodo Shire'dan ayrılarak Orta Dünya'nın en korkunç bölgelerinden geçip yüzüğü yok etmesi gerekmektedir. Ama bu yolculukta tabii ki yalnız olmayacaktır. Sekiz yoldaş görevi tamamlamasında yardımcı olmak için seferber olur.

Filmini çok kez izlediğim için neler olacağını biliyordum. Kitabın film ile ayrılan noktaları tabii ki vardı. Ama fazla olduğu da söylenemez.


Ya Tolkien'e denilecek söz yok. Böyle bir hayalgücü yoktur ki baştan başa yepyeni bir dünya yazabilsin. Hobbit'te de yepyeni bir dünya vardı karşımızda. Fakat LOTR bambaşka bir dünya. Sakın yanlış anlaşılmasın ikisi de Orta Dünya'da geçiyor. :)

Klasikleri okuduktan sonra yorum yapmıyorum. Ne bileyim bi Dostoyevski'yi nasıl yorumlayabilirim ki? Bu kitap da öyleydi benim için. Bir klasik. O yüzden bana yorum yapmak düşmez. Fantastik sevseniz de, sevmeseniz de herkesin okuması gereken kitaplar arasında olduğunu düşünüyorum. 

6 Temmuz 2014 Pazar

Uzun Dünya (Uzun Dünya #1) - Terry Pratchett/Stephen Baxter


İthaki Yayınları
415 sayfa

Dünya'daki kaynaklar kısıtlı olmasaydı, insanlık nasıl gelişirdi? Paralel dünyalar arasında yolculuk yapılmasını sağlayan "adımlayıcı"nın icadıyla, asırlardır yalnız olduğu düşünülen Dünya ve insanlık için yeni bir dönem başlamıştır. Ne kadar çok kullanılırsa o kadar çok yeni dünyanın keşfedilmesini sağlayan bu aygıt, insanlığa sonsuz ihtimaller sunar. Doğuştan "Adımlayıcı" olanların ise buna ihtiyacı yoktur. Evrimin farklı bir yol izlemesi, dinozorların hayatta olması, homo sapienslerin var olması gibi "küçük" ayrıntılar göz ardı edildiğinde, yan yana sıralanan her Dünya birbiriyle aynıdır.

Kitabımızın baş kahramanı Joshua doğuştan adımlayıcı. Diğer insanların gözünde adeta Superman. Ve bu Superman'liğinin avantajını kullanarak en sevdiğim karakter olan Lobsang ile Uzun Dünya'nın derinliklerine keşfe çıkıyorlar.

Uzun Dünya'nın kapağını görünce, üstüne bir de arka kapağını okuyunca dedim "Ben bu kitabı alırım." Yeni bir bilim kurgu okuyucusu olduğumdan paralel evrenler konusu da merak uyandırdı. Ama bilindiği üzere İthaki ucuz bir yayınevi olmadığı için biraz beklemede kaldı. Ama yiğidi öldür, hakkını yeme. Sık sık çok güzel indirim yapıyorlar. Hal böyle olunca indirimi görür görmez attım sepete. :)

Dediğim gibi konusu çok hoşuma gittiği için büyük bir şevkle okumaya başladım. Dili çok güzel. Farkında bile olmadan akıyor, gidiyor. Olay kurgusu hayal ettiğimden biraz farklıydı. Ama kitap beni o kadar sardı ki bir süre sonra nasıl hayal ettiğim aklıma bile gelmedi. Birçok farklı açıdan anlatılıyor, sık sık geçmişe dönülüyor. 

Karakterler de çok güzeldi. Rahibeler taradından büyütülen, insanlardan kaçıp Esas Dünya'dan sık sık uzaklaşan yabani Joshua. Bir önceki yaşantısında Tibetli bir motorsiklet tamircisi olan robot Lobsang. 

Birçok farklı yerden alıntılar vardı. Şehir ve Yıldızlar'dan tutun da, Sineklerin Tanrısı'na kadar birçok filmden, kitaptan alıntılarla doluydu.

Uzun Dünya, Uzun Dünya üçlemesinin ilk kitabı. Uzun Savaş ve Uzun Mars yazılmış durumda, çevrilmeyi bekliyorlar.


28 Haziran 2014 Cumartesi

Kuralsız (Uyumsuz #2) - Veronica Roth

Artemis Yayınları
504 sayfa

Sonunda finallerim bitti. Gerçi bütünlemelerim var ama onlar da nazar boncuğu olsun. Ramazan da geldi, görünürde staj falan da yok. Görünüşe göre bu yaz okunacak çok kitap var.

Tatilin ilk kitabı Kuralsız oldu. Bu seriye devam etmeyi düşünmüyordum. Daha sonra Migros'un yaptığı indirimde görünce almakla bir şey kaybetmeyeceğimi düşündüm. Serini üçüncü kitabı Yandaş da indirimdeydi ama benim gittiğim şubede kalmamıştı, mecbur başka bahara kaldı. 

Serinin ilk kitabını okumayanlar için söylüyorum devamı spoiler içerir. Aman dikkat edin

Bilindiği üzere kitabımızın sonunda Bilgelik Fedakarlara saldırmıştı. Sonra olaylar falan olmuştu. Aslına bakılırsa ilk kitabı pek hatırlamıyorum, kitabın başını okurken aklım bayağı bir karıştı. Kitabın sonunda da kahramanlarımız Dostluğa sığınmaya gidiyorlardı.

Kuralsız ilk kitaba nazaran daha çok olay içeriyor. İkinci kitapların geçiştirici özelliğini taşımıyor anlayacağınız. Dolu dolu geçen bir kitap. 

Klasik baş karakterin kız olmasından kaynaklanan tavırlar gırla. Hayır bir ben mi sevmiyorum kardeşim anlatıcının kadın olmasını? Devamlı bir trip. Katniss de öyleydi. Bayıyor bir süre sonra beni. Ah, ah! Harry Potter öyle miydi?

İlk başlarda yine "Ben niye okuyorum bu kitabı yaa?" dedim durdum. Anladım fantastik seviyorum da, young adult bana göre değil. Ama sonunda dedim "Acaba alsam mı üçüncü kitabı?" diye, çünkü çok fena bitiyor. Kitabın son sayfasına kadar olaylar devam ediyor. 

Bir de en çok ilk kitapta çok tehlikeli, çok büyük bir olaymış gibi göstermelerine sinir oldum uyumsuzluğu. Bu kitapta bir ben kalmadım uyumsuz çıkmayan. 

Ama Kuralsız'ı okumam iyi oldu. Kitap okumam hızlandı, bir şevk geldi. Su gibi de aktı.

Uyumsuz hakkındaki yazım için de buraya bakabilirsiniz.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...