24 Şubat 2014 Pazartesi

Evrenin Sonundaki Restoran (Otostopçunun Galaksi Rehberi #2) - Douglas Adams

Orjinal Adı: The Restaurant at the End of the Universe
Yayınevi: Kabalcı Yayınevi
Sayfa Sayısı: 286

Evrenin Sonundaki Restoran kelimenin tam anlamıyla Otostopçunun Galaksi Rehberi'nin bıraktığı yerden devam ediyor. Aynı üslup, daha fazla mizah, daha fazla olay...

Bir önceki kitaptaki unsurlar aynen korunmuş. Olayların yavaş yavaş şekillenmeye başlaması, daha fazla karakterin dahil edilmesi kitaba biraz daha tat katmış.

Bu kitap için diyecek pek bir şey yok. Eğer ilk kitabı beğenmişseniz (ki büyük olasılıkla beğenmişsiznizdir) bu kitabı mutlaka okursunuz, bunu da beğenirsiniz. Aynı tadı alacağınıza eminim.

18 Şubat 2014 Salı

Romanov Komplosu - Glenn Meade

Orjinal Adı: The Romanov Conspiracy
Yayınevi: Kırmızı Kedi 
Sayfa Sayısı: 504

Dr. Laura Pavlov 20. yüzyılın en büyük muammalarından birine ışık tutacak bir gizemi çözmek üzeredir. Rusya'nın Yekaterinburg şehrinde yapılan bir kazı sırasında, son Çar ve ailesinin 1918 yılında infaz edildiği bölgede, buz içinde bozulmadan kalmış bir ceset bulunur. Bu yeni bulgu, Romanov ailesinin ortadan yok olmasıyla ilgili yeni ipuçları sağlar. Ailenin, özellikle de kızları Prenses Anastasia'nın ölümü, ardında bir sürü soru işareti bırakmıştır. Bu keşif Pavlov'u, yıllardır saklı kalmış bir gizli görevin peşinde; sırların, yalanların ve aldatmacanın girdabı içinde geçmişe doğru yola çıkarır.

Romanov Komplosu benim hoşlandığım türden, tarihi kurgu türünde bir roman. Kitabın ufak bir bölümünün kurgu olması, büyük bölümünün ise yaşanmış olması kitabı daha etkileyici kılıyor.

Ben bu kitabı okurken şunu anladım: Eğer bir kitabı 2-3 günde bitiremiyorsam büyük ihtimalle elimde sürünüyor. Kitap akıcı, heyecanlı, güzel olmasına rağmen uzun süredir elimde olmasından ötürü beni sıktı.

Kitap oldukça heyecanlıydı. Özellikle son 100 sayfasını bir solukta okudum. Konusu da ilgi çekiciydi. Kısa parçalardan oluşması da okumayı kolaylaştırdı. Ayrı ayrı birçok kişiyi anlatması daha eğlenceli kılmış. Eğer birinin bölümünden, hikayesinden sıkıldıysanız, kısa sürede bölüm sona eriyor ve diğerinin bölümüne geçiyorsunuz.

Siz de benim gibi tarihi kurgu kitaplarını seviyorsanız, üstüne de polisiye iyi gider diye düşünüyorsanız kaçırmamanız gerek.

10 Şubat 2014 Pazartesi

Aşçı - Wayne Macauley

Orjinal Adı: The Cook
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 182

Aşçı yaşları on altı ila on yedi arasında değişen on altı suçlu çocuğun sosyal hizmetler zoruyla aşçılık eğitimi almasını anlatıyor. Kahramanımız Zac (ki adını anca 36. sayfada öğreniyoruz) şef olma konusunda diğerlerinden daha istekli. Bir gün eğitimini tamamlayıp kendi restaurantını açmayı istiyor. Baş Şefi etkilemek için didinip duruyor. O diğerleri gibi değil, diğerleri gibi çekip gitmeyecek.

Aşçı'nın dili oldukça değişik. Yazar kitap boyunca hiç virgül kullanmamış. Hatta bir kaç cümleyi birleştirip tek cümle haline getirmiş. Bu durum okumaya başladığımda biraz yordu. Daha sonra alıştım, değişik bir tecrübe oldu. Ama sonlara doğru sıkmaya, yormaya başladı. Bazen ne dediğini anlamak için birden fazla okumam gerekti.

Kitap başlarda gerçekten zevkliydi. Yemek denemeleri, Baş Şefi etkilemeye çalışması ilginçti. Ama daha sekiz ay içinde doğru düzgün eğitim almadan kendiliğinden şef oldu çıktı. Devamlı yemek tasvirleri yapması, fransızca isimler kullanması sıktı. Sıkması kötü oldu çünkü tüm kitap böyle gidiyor. Etçil bir insan olsam hoşuma giderdi belki, çünkü devamlı kuzu eti pişirip durdu. Durum bu olunca ben de biraz sıkıldım. Allah'tan kitap inceydi.

Kitabın sonu da şaşırtıcı oldu. Beklememiştim böyle bir son.

Ama yine de ilginç bir deneyim oldu. Konusu alışılmışın dışında. Farklı bir şeyler okumak isteyenler şanslarını denesinler derim.

6 Şubat 2014 Perşembe

Otostopçunun Galaksi Rehberi (Otostopçunun Galaksi Rehberi #1) -Douglas Adams

Orjinal Adı: The Hitchkiker's Guide to the Galaxy
Yayınevi: Kabalcı Yayınevi 
Sayfa Sayısı: 246

Otostopçunun Galaksi Rehberi'ni kısaca özetlemek gerekirse tamamen sakin bir hayat yaşamak, hayatına temel yaşamsal fonksiyon olarak soğuk bira ve güzel çay içmek kavramını oturtmak isteyen, kendi halinde, üstelik fazlasıyla uysal bir adam Arthur Dent, bir sabah uyanır ve evinin saçma bir nedenle yıkılacağını öğrenir; ama bu yalnızca başlangıçtır. Daha bir saat bile geçmeden gezegeni yok edilecek ve yanında yoldaşı Ford Prefect, üstünde yıpranmış sabahlığı, elinde havlusuyla galaksi boyunca sürecek inanılmaz bir yolculuğa çıkacaktır.

Serinin ilk kitabı olduğundan herhalde çok fazla olay olmadı. Aslında oldu da öyle kayda değer, okurken kalp atışınızı hızlandıracak türden olmadı. Daha çok açıklama niteliğindeydi bana göre. İleriki kitaplara rehberlik yapacak türdendi.

Otostopçunun Galaksi Rehberi okudum ilk bilim-kurgu kitabı. Okurken çok zevk aldığımı söyleyebilirim. Oldukça eğlenceliydi. Okuması zor, kafa karıştırıcı değildi. Kocaman olmasına rağmen dışarı çıkarken çantama koymadan edemedim.

Benim elimdeki kitap beşibiryerde ciltli basımı. Yanı serinin tüm kitapları bir arada. Elimde tüm kitaplar varken hepsini tek bir kitapmış gibi okumayı düşündüm önce. Ama daha sonra kitap beklediğimden daha eğlenceli çıkınca bölerek okumanın bir çırpıda okumaktan daha iyi olacağını düşündüm. Ama yine de arayı açmadan, aralara birer kitap sıkıştırarak bitireceğim kanaatindeyim.

2005 yılında çekilmiş bir filmi de var. Ama bu film tüm seriyi mi anlatıyor yoksa sadece bu kitabı mı bilmediğimden; ayrıca daha iyi olacağını, okurken hayal gücümü kısıtlayacağını düşündüğümden filmini seriyi bitirdiğimde izleyeceğim. 

Küçük bir hatırlatma: Ben bu kitabı Kadıköy Kabalcı kitabevinden aldım. Eğer yolunuz Kadıköy'e düşerseniz mutlaka uğrayın derim. Hem ortamı çok güzel, hem de kendi kitaplarını %50 indirimle satıyorlar. Etiket fiyatı 55 TL olan bu kitabı 27.5 TL'ye almam gerçekten şahane.

4 Şubat 2014 Salı

Rüzgarın Adı (Kralkatili Güncesi #1) - Patrick Rothfuss

Orjinal Adı: The Name of the Wind
Yayınevi: İthaki Yayınları
Sayfa Sayısı: 754

Yazı yazmayalı uzun zaman olmuş. Kitabım bayağı uzundu. Finallerim, bütünlemelerim derken hem okuması uzun sürdü, hem de okumam bittikten sonra bu yazıya başlamam.

Rüzgarın Adı üç kitaplık Kralkatili Güncesi serisinin ilk kitabı. Şöyle de diyebiliriz Birinci Gün'ü.

Hikayemiz hancı Kote'nin hanı Yoltaşı'nda başlıyor. Köy halkından birine saldıran örümcek biçiminde bir canavar tüm hanı korkutuyor. Hikayenin başka bir tarafında ise Tarihçi birkaç soyguncu tarafından soyuluyor.

Daha sonra Kote ile Tarihçi karşılaşıyor. Tarihçi Kote'nin basit bir hancı değil, herkes tarafından tanılan efsane, başka bir sürü ismi olan Kvothe olduğunu hemen anlıyor. Kvothe'nin hayat öyküsünü yazmak istiyor. Ama Kvothe bir şart koşuyor: Anlatması üç gün sürecek.

Hikayemizin Birinci Gün'ü Kvothe'nin çocukluğunu anlatıyor. Annesi ve babası kumpanyacı olduğundan Kvothe de onlarla beraber devamlı geziyor. Daha sonra olanlar oluyor ve hayatı birdenbire değişiyor.

Ben bu kitabı çok beğendim. Kurgusu, öyküsü, anlatım biçimi çok güzel. 736 sayfa insanın gözünü korkutabilir ama inanılmaz bir akıcılığı var. Biraz daha okuyayım öyle bırakayım diye diye kitabı bitiriyorsunuz zaten. Harry Potter hastası olarak Hogwarts gibi bir akademi -Üniversite- olması beni benden aldı. 

Serinin şu ana kadar iki kitabı çıktı. İkinci kitabı Bilge Adamın Korkusu da elimde var. Fakat üçüncü kitap Türkçeye çevrilmeye başlanmadan okumak istemiyorum. Çünkü uzun bir süre kitabın çıkmasını beklemek pek sabredebileceğim bir şey değil. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...