20 Mart 2014 Perşembe

Kitap Alışverişi #3

Uzun zamandır kitap almıyordum. Aslında uzun zamandır kitap almamaya çalışıyordum demek daha doğru olur. Bence devamlı kitap okuyanların en büyük sorunu bu: Kitaba aç olmak, alışverişte kendini durduramamak.

Dediğim gibi uzun zamandır kitap almamaya çalışıyordum ama Pinuccia's Books'un düzenlemiş olduğu Okuma Şenliği | Bahar 2014'ün başladığını gördüğüm anda kitaplığıma baktım. Uymayan kategorilere bakınca bi mutlu oldum. Çünkü yeni bir alışveriş kapıdaydı. :) 

Ben hiçkimseyi görmedim ki sadece alması gerken kitapları alsın. Mutlaka eklenen birçok kitap oluyor -ki benim başıma da aynısı geldi. Almam gereken Mezarlık Kitabı ve Sırça Fanus vardı sadece ama "Ay bunu da merak ediyordum.", "Ay bunu da alayım kargo parası ödemeyeyim." diye diye üç kitap daha eklendi. Allah'tan sadece üç kitap... Biliyorum ki kendine hiç hakim olamayan, aldıkça alan okurlarımız da var. Benim kendimi tutmam öğrenci olmamdan kaynaklanıyor. Çalışmaya başladığımda da kendimi az da olsa kontrol edebileceğimi ummaktan başka çarem yok. 

Gelelim aldığım kitaplara:




Mezarlık Kitabı Yolun Sonundaki Okyanus'u okuduğumdan beridir aklımdaydı. Aslında tüm Gaiman kitapları aklımdaydı ama kategorilerden birine bunu uyduruverdim. İçinde de çeşitli illustrasyonlar bulunmakta. Sanırım şenlik kapsamında ilk bunu okuyacağım.








Sırça Fanus şenlik kapsamında aldığım ikinci kitap. Ellinci yıl özel basım. Bu kitap hakkında bir fikrim olmadığı için yorum yapamıyorum.








Yokyer sanırım en çok merak ettiğim Gaiman kitabı. Hoş bir kapağı, güzel bir konusu var. Suzanne Collins'in yazdığı Yeraltı Günlüklerine benzetiyor bazı okurlar. Yeraltı Günlükleri'nin ilk iki kitabını okumuştum. Çocuk kitaplarını çok sevmeme rağmen beni pek etkilememişti. Umarım bunda aynısı olmaz. Çünkü yüksek beklentilerim var bu kitap için. 









Bizim Büyük Çaresizliğimiz fazlaca merak ettiğim bir diğer kitap. Birkaç sene önce filmini izlemiş, çok da beğenmiştim. Bu yüzden bu kitapta da beklentilerim yüksek.







Son kitap ise Canım Aliye, Ruhum Filiz. Sabahattin Ali'nin karısı Aliye'ye ve kızı Filiz'e yazdığı mektuplardan oluşuyor. Ayrıca kitapta mektupların orjinal hali de bulunuyor. 


17 Mart 2014 Pazartesi

Okuma Şenliği | Bahar 2014

Okuma Şenliği Bahar 2014, 15 Mart'ta başladı. Geçen sefer çok pişman olmuştum "Keşke katılsaydım." demiştim. O yüzden başladığını görür görmez katılacağımı belirttim. Geçen şenliklere katılamasam da kategorilerin az çok nasıl olduğundan haberdardım. Geçen seferlere nazaran bu kategoriler daha çok hoşuma gitti. Aynı zamanda uzun zamandır okumaya fırsat bulamadığım kitapları okumama, hatta yeni kitaplar almama vesile oldu. :) 

Listemi de şu şekilde hazırladım:

1. Kategori (10 puan): Tavsiyelerine güvendiği birinin önerdiği bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa)
Şehir ve Yıldızlar / Arthur C. Clarke / İthaki Yayınları / 375 sayfa

Abimin tavsiyesi üzerine seçtiğim bir kitap. Daha yeni yeni bilim-kurgu okumaya başlamış olduğumdan merak ettiklerim arasındaydı zaten.

2. Kategori (15 puan): Bir şiir kitabı okuyanlara (Sayfa sınırlaması yok)
Üstü Kalsın / Cemal Süreya / Yapı Kredi Yayınları / 107 sayfa

Şiir okuma alışkanlığım pek yoktur. Ama geçenlerde merak edip almıştım. Buraya kısmetmiş.

3. Kategori (15 puan): Herhangi bir edebiyat ödülü kazanmış bir kitabı okuyanlara (En az 200 sayfa)
Mezarlık Kitabı / Neil Gaiman / İthaki Yayınları / 320 sayfa
2009 Hugo Ödülü

İlk Gaiman kitabımı okuduğumdan beri okumak istiyordum. Ödüllü olduğunu bildiğimden bunu seçmek zor olmadı. Sepete attım bakalım, en kısa zamanda alacağım.

4. Kategori (15 puan): Bir öykü kitabı okuyanlara (Sayfa sınırlaması yok)
Sherlock Holmes'un Maceraları / Sir Arthur Conan Doyle / Everest Yayınları / 312 sayfa 

5. Kategori (20 puan): Adında bir çiçek adı olan veya "çiçek" sözcüğü geçen bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa)
Aspidistra / George Orwell / Can Yayınları / 296 sayfa

İlk başta Vadideki Zambak seçimini yapmıştım. Ama abimin tavsiyesi üzerine bu kitabı seçtim. Vadideki Zambak da başka kategoriye transfer oldu.

6. Kategori ( 20 puan): Şimdiye kadar hiçbir kitabını okumadığı bir kadın yazardan bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa)
Sırça Fanus / Sylvia Plath / Kırmızı Kedi / 256 sayfa

Bu kategoriyi uzun uzun düşündüm. Okumak istediğim kitapların listesine baksaymışım o kadar uzun sürmeyecekmiş. Unutmuşum listemde olduğunu :)

7. Kategori (20 puan): İlk kitabı 2010 yılında veya daha sonrası yıllarda çıkmış bir yazardan bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa)
Yüz Karası / Jonathan Holt / Yapı Kredi Yayınları / 360 sayfa

8. Kategori (20 puan): Sinemaya uyarlanmış bir kitabı okuyup filmini izleyenlere (En az 200 sayfa)
Koku / Patrick Süskind / Can Yayınları / 263 sayfa

Benim bu kategori için bir sorum olacak. Filmini kitabı okuduktan sonra mı izlemek gerekiyor? Yoksa önceden izlemiş olsak da olur mu?

9. Kategori (20 puan): Kütüphanesine en uzun süredir okunmayı bekleyen o kitabı okuyanlara (En az 200 sayfa)
Vadideki Zambak / Honoré de Balzac / Can Yayınları / 324 sayfa

29.11.2012 tarihi atılmış kitaba. Koku ve Mansfield Park ile birlikte almıştım.

10. Kategori (25 puan): Kendisi doğmadan en az 100 yıl önce yazılmış bir kitap okuyanlara ( En az 200 sayfa)
Mansfield Park / Jane Austen / Can Yayınları / 503 sayfa

Mansfield Park dışında tüm Jane Austen kitaplarını okumuştum. Artık hepsi tamamlanmış olacak. 

11. Kategori (25 puan): Rus edebiyatından bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa)
Suç ve Ceza / Fyodor Dostoyevski / İş Bankası Kültür Yayınları / 704 sayfa

12. Kategori (45 puan): Aynı yazardan en az 1.200 sayfa kitap okuyanlara
Beni çok zorlayan bir diğer kategori. Kimi seçeceğime dair hiçbir fikrim yok. Biraz daha düşünmek istiyorum.

12. kategoriyi dahil etmezsem 3245 sayfa ediyor listem. Alacak iki de kitabım var. Normalde çok fazla Can kitapları okuyan biri değilim ama almışım ki elimde birikmiş. :) Onları okumam çok iyi olacak. İnşallah bitirebilirim listemi, çok da değişiklik yapmam. 


14 Mart 2014 Cuma

Hobbit - J. R. R. Tolkien

Orjinal Adı: The Hobbit
Yayınevi: İthaki Yayınevi
Sayfa Sayısı: 300

Sonunda ben de Tolkien okumaya başlayabildim. Uzun zamandır istediğim bir şeydi Tolkien okumak. Yüzüklerin Efendisi'ni çocukluğumdan beri onlarca kez izlememden olsa gerek kitaplarını da okumak istiyordum. Hobbit'in filmelerine de ilk haftadan hemen gitmem de etkiledi diyebiliriz. :) Son film çıkmadan, sonunu öğrenmeden de kitabı okumaya başlamam gerektiğine karar verdim. D&R'ın internet sitesinde yapılan Tolkien kitaplarında %35'lik indirim sağolsun ben de hemen attım sepete. Ama maalesef bu indirim sadece İthaki'nin bastığı kitaplarda geçerli. Bu yüzden Yüzüklerin Efendisi serisi biraz beklemede kaldı.

Hobbit'in konusunu bilmeyen yoktur herhalde ama yine de kısaca anlatmak gerekirse bir hobbitin taşıması gereken tüm özellikleri taşıyan hobbitimiz Bilbo Baggins evinin önünde oturmuş rahat rahat piposunu içerken Gandalf ile tanışır ve misafirperverliğinin bir göstergesi olarak onu çaya çağırır. Ama ertesi gün Galdalf'ın gelmesi gerekirken evine on üç cüce gelir ve bu cücelerin Bilbo'dan istedikleri bir şey vardır.

Yüzüklerin Efendisi'ni üniversite yıllarında yazmaya başlayan Tolkien bu kitabı çocuklarına yazmış. Ama bizim için de o seriye bir başlangıç yapmamızı sağlamış. Bu yüzdendir ki kitap çok masalsı. Hikayeyi bir çocuğa anlatıyormuş gibi. Hiç de sıkmıyor. 

Benim okuduğum basım ciltli, Alan Lee'nin illüstrasyonlarının bulunduğu basım. Kitabı okurken beliren çizimler okumayı daha da keyifli hale getiriyor. 

O kadar da uzun olmayan bir kitabın üç filme bölünmesinden ötürü kitapta olup, filmlerde olmayan bir şey yok. Hatta film için "Eksiği yok, fazlası var." diyebiliriz. Yüzüklerin Efendisi'ne bağlanması ve filmi daha dolu, uzun hale getirilmesi için çok ekleme yapılmış. Kitapta olmayan ama birçoğumuzun tanıdığı karakterler eklenmiş. 

Şimdi kitabı da okuduğuma göre üçüncü filmi daha büyük bir heyecanla bekliyorum ve daha nice Tolkien kitaplarını okumayı diliyorum.

1 Mart 2014 Cumartesi

Korkma Ben Varım - Murat Menteş

Yayınevi: İletişim Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 424

Korkma Ben Varım Murat Menteş'in Dublörün Dilemması'ndan sonraki ikinci romanı. Ben sırasıyla Ruhi Mücerret'i daha sonra Dublörün Dilemması'nı okumuştum. Ama keşke yayın sırasına göre gitseymişim dedim.

Kitap aynen Dublörün Dilemması'ndaki gibi; ne olduğunu anlayamadığımız, aslında kitabın sonlarına doğru cereyan eden bir olayla başlıyor. Daha sonra anlatıcılardan Fu'nun kısmıyla devam ediyor. Gönül İşleri Bakanlığında basın müşaviri olan Fu rüyasında tüm bakanlık heyetinin öldürüleceğini görüyor ve olaylar gelişiyor. Birçok anlatıcının bulunduğu kitapta asıl olarak dört anlatıcı var: Fu, Müntekim, Şebnem ve Hayati. 

Murat Menteş okurları tarafından pek beğenilmese de okuduğum ilk kitap olmasından dolayı Ruhi Mücerret'i çok beğenmiştim. Çok tekrara düştüğü söylenmişti Menteş'in. Onun ardından okuduğum Dublörün Dilemması'nda ise biraz hayal kırıklığına uğramıştım. Çünkü daha çok sevilen bir romanıydı. Herhalde o yüzden Korkma Ben Varım'a uzun zamandır elim gitmiyordu.

Okumam başladığı andan itibaren okurların neden isyanda olduğunu anladım. Çünkü diğer kitaplarına gerçekten çok benziyordu. Aynı üslup, aynı kelime oyunları... Ama bu sefer daha fazla karakter, daha fazla anlatıcı vardı. Ben yazarı aynı fakat birbirinden bağımsız olan kitaplarda olayların içine diğer kitaptaki karakterlerin dahil olmasını çok seviyorum. Nedendir bilinmez ama bir mutlu oluyorum okurken "Aa, ben bunu tanıyoruum!" diyorum. O yüzden bu kitapta da aynı heyecanı, mutluluğu yaşadım. Bundan dolayı dedim keşke sırasıyla okusaymışım diye çünkü olaylara sırasıyla dahil oluyorlar. 

Konuk sanatçı olarak Ersin Karabulut'un çizdiği bir çizgi roman bölümü bulunuyor.
Oldukça değişik orjinal isimler, firma adları vardı. Söylemeyi çok isterdim ama kitabı okurken oluşan tebessüm çok daha değerli oluyor bana göre.

Üç kitabın arasından hangisini daha çok beğendiğimi sorarsanız, Ruhi Mücerret ile kapışır derim. Şu anda hangisini daha çok beğendiğimi bilmiyorum ama birincilik adaylığına Dublörün Dilemması'nı dahil etmiyorum.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...