20 Temmuz 2014 Pazar

Simyacı - Paulo Coelho

Can Yayınları
187 sayfa

Simyacı her zaman okumak istediğim fakat almaya elimin gitmediği bir kitaptı. Fakat bu fikrim 25. yıl özel baskısının çıktığını görünce değişti. İnternetten kitap alırken kitapçıya gider bakarım önce nasıl içi diye. Fakat Simyacı'da yapmadım bunu, direkt sipariş verdim. O yüzdendir ki kargo gelince büyük bir şok yaşadım. Çünkü kitap tahmine ettiğimden çook daha güzel çıktı. Sert bir kutunun içinde harika bir cilt, içinde birbirinden güzel resimler... Kafayı yemeyeyim de ne yapayım, harika!

Metroda başladım ben de kitaba. Sırf yolculuk yapmak, etrafı görmek, öğrenmek için çobanlık yapan Santiago'nun "kişisel menkıbesi"ni gerçekleştirmesini anlatıyor kitap.

Santiago bir rüya görür. Bu rüyada Mısır Piramitleri'ne gitmesini, orada bir hazinenin orada kendisini beklediğini öğrenir. O da çıkar yola. Başına bir sürü belalar fakat bir o kadar güzel de şeyler gelir. Koyunlarını satmak zorunda kalır, aşık olur... Fakat evren ona menkıbesini gerçekleştirmek için hep yardım eder.

Paulo Coelho'nun ilk olarak Brida'sını okumuştum ve Brida benim için hep bir hayal kırıklığı olarak kalmıştır. "Bu mu yani?" demiştim. O yüzden biraz ön yargılı başladım okumaya. 

Demiştim metroda başladım okumaya ama devamlı aktarma yapmak durumundaydım, bir rahat okuyamadım. Ne zaman oturabileceğim, hatta ayakta dahi olsam sağlamca durabileceğim bir yer bulsam durmaksızın okudum. Başlarında adeta büyüledi. Masal tadındaydı. Santiago'nun başına gelenlere adeta zılgıt atar hale geldim.

Ama ne yazık ki sonlara doğru biraz sıkmaya başladı. Ama kitabın o kadar güzel bir anlatımı var ki konu sıktığı halde çok büyük bir zevk alıyorsunuz. O kadar da güzel bitti ki, bittiğinde kocaman bir gülümseme kaldı yüzümde.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...