27 Şubat 2016 Cumartesi

Dune Mesihi (Dune #2) - Frank Herbert

İthaki Yayınları
304 sayfa

Serinin ilk kitabı Dune'u bayılarak okumuştum. Vize haftama rağmen kısa sürede bitirip ikinci kitabın yollarını gözler olmuştum. Bir röportajda şubat ayında çıkacağını duyduğumdan beri de sık sık kontrol ediyordum. 

Serinin ilk kitabı Dune'u okumayanlar için SPOILER içeren bir yazı olacak bu. Aman dikkat.

İlk kitabın sonunda Paul, Harkonnen ve Sardukarlar'a karşı yaptığı savaşı kazanmıştı. Dune Mesihi ise bu savaştan 12 yıl sonrasını anlatıyor. Paul Prenses Irulan ile evlenmiş ve imparatorluk tahtına oturmuş, kız kardeşi Alia ise Rahibe Ana'lığa soyunmuş durumda. Paul Muad'dib artık sadece Fremenler arasında değil tüm imparatorlukta tanrılaşmış. Ve tabii bu durum da birçok kişiyi rahatsız etmekte.

Malesef ilki kadar uzun bir kitap değil bu yüzdendir ki biraz daha olaysız geçiyor. Biraz daha felsefik ama. Paul'un başından beri istemediği tanrılık rolü üzerinde uzunca durulmuş. Alia da biraz ön plana çıkmış.  İlk kitap kadar beğenmedim ama bu demek değildir ki kitap güzel değil.

Benim önceki kitapta yaşadığım tek sorun vardı ve o sorun bunda da devam ediyor. Devamlı olarak aldığı Bene Gerresit eğitimi sayesinde ile başlayan cümleler beni çok bunalttı. Yazar sanki unutmamızı istemiyor da sık sık hatırlatıyor gibi. 


Benzeten başka biri var mıdır bilmiyorum ama ilk kitabı ben Taht Oyunları'na çok benzetmiştim. Paul'un hikayesi Daenerys'in hikayesini anımsatmıştı. Belki de Martin, Herbert'tan ilham almıştır. :)

Son olarak kısa bir bilgilendirme yapayım sıradaki Bilim Kurgu Klasiği Roger Zelazny'nin Işık Tanrısı olacakmış. Önceden metis tarafından basılmış fakat uzun bir süredir hiçbir yerde yokmuş. Zelazny'yi duymuş ve merak etmiştim. Bu kitaba da övgüler dizmişler. Bayağı merak ettim.


21 Şubat 2016 Pazar

Kitaplığımda Okunmayı Bekleyen Kitaplar


Ben sık sık kitap alışverişi yapan fakat aynı hızla okuyabilen biri değilim. Her zaman da en son aldıklarımı okuyorum. 2015'in son zamanlarında da hiç almadığım kadar kitap aldım. Bu yüzdendir ki elimde oldukça kitap birikti. 

Bu kitaplardan bazıları oldukça güncel, yeni çıkanlar olduğu gibi bazıları da iki üç sene önce almış olduklarım. Aslında kitaplığımdaki okunmayan kitaplar bunlarla kısıtlı değil. Bunlar diğerlerine göre biraz da ön planda olanlar. :) 


  • Adalet - Ann Leckie
  • Ayda 172 Saat - Johan Harstad
  • Aşk ve Öbür Cinler - Gabriel Garcia Marquez
  • Bay Y'nin Sonu - Scarlett Thomas
  • Beyaz Geceler - Fyodor Dostoyevski
  • Bilge Adamın Korkusu - Patrick Rothfuss
  • Biz - Yevgeni Zamyatin
  • Charlotte Bronte'ın Gizli Günlükleri - Syrie James
  • Caz Çağı Öyküleri - F. Scott Fitzgerald
  • Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley
  • Gece - Elie Wiesel
  • Hayat, Evren ve Her Şey / Elveda ve Bütün O Balıklar İçin Teşekkürler / Çoğunlukla Zararsız - Douglas Adams
  • Huckleberry Finn'in Serüvenleri - Mark Twain
  • İstanbul Hatırası - Ahmet Ümit
  • Kağıt Ev - Carlos Maria Dominguez
  • Kıyamete Bir Milyar Yıl - Arkadi ve Boris Strugatski
  • Kızıl Kraliçe - Philippa Gregory
  • Kralın Dönüşü - J. R. R. Tolkien
  • Madam Bovary - Gustave Flaubert
  • Mansfield Park - Jane Austen
  • Maymunlar Gezegeni - Pierre Bouelle
  • Nehirlerin Kadını - Philippa Gregory
  • Notre Dame'ın Kamburu - Victor Hugo
  • On Bir - Mark Watson
  • Suzan Defter - Ayfer Tunç
  • Tespih Ağacının Gölgesinde - Harper Lee
  • Üç Cisim Problemi - Liu Cixin
  • Vadideki Zambak - Honore de Balzac
  • Vahşi Şeyler - Dave Edgers
  • Yokyer  - Neil Gaiman
  • Yüz Karası - Jonathan Holt
Okuyup da çok sevdiğiniz ya da okumasan da olur dediğiniz kitaplar var mı? 

18 Şubat 2016 Perşembe

Çocukluğun Sonu - Arthur C. Clarke

İthaki Yayınları
256 sayfa

İthaki Yayınları artık klasikleşmiş bilim kurgu kitaplarını Bilimkurgu Klasikleri adı altında serileştirerek basmaya başladı. Bu kitapların bazıları bu seriyle birlikte Türkçeye kazandırıldı. Fakat bazılarını gerek İthaki gerekse başka yayınevleri zaten çıkarmışlardı. Bu kitaplar da yeniden çevrilerek bu seriye dahil oldular. Bu seri Dune ile başladı ve en son çıkan kitap da Dune serisinin ikinci kitabı olan Dune Mesihi oldu.

Çocukluğun Sonu Arthur C. Clarke'ın tanınmasını sağlayan kitap olarak gösteriliyor. Soğuk savaş döneminde ABD ile Rusya uzaya çıkma rekabeti içindelerken beklenmedik bir gelişme oluyor. Dünya'daki önemli başkentlerin üzerinde büyük uzay gemileri beliriyor ve hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.

Kitabın başında her şey çok gizemli. Hükümdar adını verdikleri bu varlıklar kim, neden geldiler ve neden kendilerini göstermiyorlar? Kitap ilerledikçe bu gizemler bir bir çözülüyor ve son sayfasına kadar daha neler olacak heyecanını da sürdürüyor. 

Konu çok çok güzel ve ilgi çekici, kitap ise oldukça akıcı fakat ben kitaba bir türlü adapte olamadım. Adapte olamamamdaki en büyük sebep hiçbir karakterin çok uzun soluklu olmaması. Kitap Hükümdarların Dünya'ya gelişlerinden itibaren yüzyıllık bir süreci anlatıyor ve devamlı bir insan sirkülasyonu var. Daha bölüm bile bitmeden otuz yıllık bir atlama söz konusu olabiliyor. Bu yüzden bana romandan daha çok Hükümdarlar'ın Dünya'ya gelişlerinden itibaren insanların başlarından geçenleri anlatan bir hikaye kitabı gibi geldi. 

Şunu da söylemek isterim ki ben bu minimalist kapaklı Bilim Kurgu Klasiklerini çok sevdim. Şu ana kadar bu kitaptan başka Dune'u okuduysam da klasiklerin neredeyse tamamını aldım ve beklediğim bir kargom daha var. Bu gidişle gözümün korktuğu bütün kitapları bu seride okuyacağım.

13 Şubat 2016 Cumartesi

Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım (Napoli Romanları #1) - Elena Ferrante

Everest Yayınları
360 sayfa

Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım 1950'lerde Napoli mahallelerinin birinde yaşayan Lila ile Lenu'nun arkadaşlığını anlatıyor. Lenu çok çalışarak derslerinde başarılı olurken Lila zaten kendinden başarılı. Biraz da bu yüzdendir ki Lenu, Lila'ya karşı biraz kıskançlıkla karışık bir sevgiyle bağlı ona; herkesten, her şeyden çok seviyor onu. Bu kızların birbirleriyle rekabet içinde (Aslında rekabet içinde olan Lenu), zengin olma rüyalarıyla büyümelerine tanık oluyoruz.

Her ne kadar ben uzun bir süre zarfında okusam da oldukça akıcı, kısa sürede okunabilecek bir kitap. Sade bir dile sahip olmasın karşın çok güzel masalsı bir anlatımı var. Kendinizi kızların yerine koyup o günün şartlarını, yoksulluklarını hissediyorsunuz. 

Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım Napoli Romanları dörtlemesinin ilk kitabı. Bu kitaplar kızların yaşlarına göre bölünmüş durumda. Hal böyle olunca bu kitapta da kızların çocukluk ve ergenlik dönemlerini görüyoruz. Serinin diğer iki kitabı da Türkçeye çevrilmiş durumda. Hem Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım hem de ikinci kitap olan Yeni Soyadının Hikayesi sabitfikir'in 2015'in en İyi 50 romanı arasında. Ayrıca yazarımızın hikayesi de ilginçtir ki kimliğini halen saklamakta.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...