19 Ekim 2016 Çarşamba

Çağların Kahramanı (Sissoylu #3) - Brandon Sanderson

Akılçelen Kitaplar
592 sayfa

Serinin ikinci kitabı olan Kuşatma'nın ardından inanılmaz bir boşluğa düşmüş ne okusam keyif vermeyecekmiş gibi hissetmiştim. Değişik tarzlarda kitap okuduktan sonra dayanamayıp sadece Çağların Kahramanı'nı içeren bir sipariş verdim ve elime ulaşır ulaşmaz okumaya başladım. Yine bir hatırlatma: Serinin ilk iki kitabını okumayanlar için SPOILER içerir. 

Bu kitap için olan sabırsızlığım, merakım tabii ki de ikinci kitabın sonundan dolayıydı. Bildiğimiz her şeyin aslında yanlış olduğunu, Lord Hükümdar'ın pek de kötü biri olmadığını kitabın son sayfasında yüzümüze vurmuşlardı. Bu durumda insan haliyle meraktan çatlıyor.

Son kitap olma özelliğiyle açıklanmamış her şey bir bir anlatılıyor. Bunlar gerek hikayeyle verilirken gerekse her bölümden önce verilen notumsu başlıklar (Nasıl açıklayacağımı bilemedim. Serinin okuyucuları anlayacaktır zaten ne olduğunu.) aracılığıyla anlatılıyor. Sık sık tanrısal güçlerden, iyi ile kötünün dengesinden ve bunların savaşından bahsediyor. Hatta tüm kitap bunun üzerine kurulu denilebilir. Aynı zamanda bu kitapta diğer kitaplara nazaran daha fazla bakış açısına sahibiz. Hepsinin hikayede çok kilit rolleri var. 

Önceden pek de önemli bir rolü olmayan Dikiz (Bu kitapta Spook olarak geçiyor.) bu kitabın önemli bir parçası. Benim en sevdiğim karakterlerden biri olan Sazed ise Tindwyl'in ölümünden sonra bir çeşit bunalıma girmiş, her şeyi sorguluyor. Elend ise bence kendini en çok geliştiren karakter. İkinci kitabı okuyanların yaşadığı en büyük problem Elend'in oldukça pasif kalmasıydı. Kitabın sonlarına doğru bunu aşmaya başladığına zaten tanık olmuştuk. Bu kitapta da karakterinin iyice oturduğunu görüyoruz. 

Bana kalırsa Çağların Kahramanı  iki kitaptan daha sönük kalmış. İlk 400 sayfası oldukça olaysız, sakin geçiyor. Hikayeyi bitirmek, her şeyi açıklığa kavuşturmak adına heyecandan feragat edilmiş. Ama bütün gizemlerin açıklanması buna değiyor ve bence yine şaşırtıcı bir sonla bitiyor. 

Serinin son kitabı olduğunu söylüyorum ama aslında devamı var. Fakat serinin dördüncü kitabı olan The Alloy of Law bu kitabın 200 sene sonrasını anlatmakta. Yani karakterlerimize bu kitapta veda ediyoruz. Bu da serinin son kitabı gibi gözükmesini sağlıyor.

Basımla ilgili sıkıntıdan bahsetmesem olmaz çünkü çok büyük sorunlar var. Bol bol yazım ve imla yanlışları hatta gereksiz satır atlamaları var. Çok aceleye gelen bir baskı olmuş.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...