16 Kasım 2016 Çarşamba

Harry Potter ve Lanetli Çocuk (Harry Potter #8) - J. K. Rowling / JackThorne / John Tiffany

Yapı Kredi Yayınları
360 sayfa

Sonunda hepimizin yollarını gözlediği kitap 4 Kasım'da Türkiye'de satışa sunuldu. Aslında uzun bile sürdü çünkü Amerika'da temmuz ayında yayınlandı.

Bu sanırım en uzun yazım olacak çünkü bu kitap hakkında çok fazla duyguya sahibim. Bu blogu açmadan tüm kitapları okumuştum. Hatta Felsefe Taşı'na başladığımda kitap okumayı sevmeyen bir kızdım. O yüzden Harry Potter'ın hayatımdaki yeri gerçekten çok özel ve hep öyle kalacak. Son filmi açtığımda hala kendimi çok kötü hissederim. 

+Bu kitabın çevirisini bekliyor muydum? 
-Evet.
+Bu kitabın çıkmasını hatta bu hikayenin devam etmesini istiyor muydum? 
-Ne yazık ki, hayır.
Bana kalırsa Harry Potter hikayesi Ölüm Yadigarları'yla son buldu. Böyle bir kitap yazılmadı.

J. K. Rowling çok çok büyük işler başarmış bir kadın. Benim hayatımdaki en özel seriyi yazdı. Ölüm Yadigarları'ndan sonra seriyi devam ettirip ettirilmeyeceği sorulduğunda ise kesinlikle hayır dedi. Doğru bir karardı. O dünya hakkında bir hikaye yapılabilirdi tabii -Fantastik Canavarlar filmi gibi- fakat Harry Potter'ın hikayesi bitmeliydi. Ama bana kalırsa gün geçtikçe pişman oldu. Eski kitaplar hakkında devamlı açıklamalar yapmaya başladı. Pişman olduğu konuları dile getirdi ki kesinlikle yapmamalıydı. Artık bu hikayelere müdahale edilmemeliydi. pottermore.com sitesini kurdu ki bence bu diğerlerinin aksine hoş bir detaydı. Çünkü bu sitede her Harry Potter hayranının isteyeceği vardı: Kendini kitap karakterlerinin yerine koymak. Hangi binada olacağını öğrenmek ya da patronusunuzu bilmek kesinlikle muggle olmadığımızı hissettirdi.

Kitaba gelecek olursak eğer beğendiğim birkaç konu oldu sadece o kadar. Beklentimi inanılmaz düşük tutmama rağmen, en en ufak detayda mutlu olma ihtimalime rağmen olmadı. Sevemedim. Bunun nedenlerinde biri şüphesiz ki sahne metni olarak basılması oldu. Bir tiyatroydu. Rowling'in bize hissettirdiği duygulardan mahrumdu. Başka bir neden de ekibimizi yetişkin olarak görmekti. Son kitaptaki epilog bize artık mutlu olduklarını, güzel bir hayatları olduğunu hissettirmişti. Ne iş yaptıkları ya da hayatlarında neler olup bittiğini anlatmıyordu. Kötü günler bitmiş, çocukları artık çok sevdikleri Hogwarts'a gitme yaşına gelmişti; her şey yolundaydı.

Fakat Lanetli Çocuk başladığında bu düşüncemiz sona erdi. Aslında anlatacak, üstüne uzun uzun yorum yapacak gerçekten çok fazla şey var ama ben kitaptan hiçbir detayı anlatmak istemiyorum. Böylesinin sizler adına daha iyi olacağını düşünüyorum. 

Tema olarak diğer kitaplardan birinin hikayesi kullanılmış. Hatta kitaplar harmanlanmış demek en doğrusu. Bu da kolaya kaçıldığını ve pek fazla emek harcanmadığını düşündürtüyor. Fakat asıl konu olan babalarının izinden gitmek istemeyen çocukların arkadaşlığı fikri hoş geliyor.

Okurken düşündüğüm tek şey inanılmaz zorlama ve çocuksu olmasıydı. Kesinlikle bir Harry Potter kitabı değildi. Geçmişe bir selam, bir göndermeydi. Birkaç kez şaşırttı ve bir kaç kez tebessüm ettirdi. Ama başka bir şey olmadı. 

Bu kitabı ben kesinlikle sekizinci kitap olarak görmüyorum. Ben bu kitabı Harry Potter hayranlarının onun anısına bir şeyler yapma isteği olarak görüyorum. Ortada sekizinci kitap olarak gösterilecek bir hikaye de yok zaten. 

Rowling artık Harry Potter hikayesinin son bulduğunu ve Lanetli Çocuk'un da filminin olmayacağını belirtmiş. Ama aynı Rowling Ölüm Yadigarları için de aynı şeyi söylemişti. O yüzden neler olup biteceğini bilemeyiz. Biz yine de beklemede kalalım.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...